MUSTAFA ERKUT EKİNCİ

Mustafa Erkut Ekinci, 22.06.1981 tarihinde Sorgun'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Sorgun'da tamamladı. Ömer Halis Demir Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden 2004 yılında mezun oldu. 2004 yılında İnşaat Mühendisliği Lisans programını bitirdikten sonra 23.05.2005'te Sorgun'da Ekinci Mühendislik Firması'nı kurdu. 13 yıldır Serbest İnşaat Mühendisi olarak çalışmakta olan ve iyi derecede İngilizce bilen Ekinci, evli ve 2 çocuk babasıdır. 1995-1999 yılları arasında Sorgun Ülkü Ocakları Lise Teşkilatı'nda çeşitli görevlerde bulundu.2000-2004 yılları arasında Niğde Üniversitesi Aksaray Mühendislik Fakültesi'nde Mühendislik Fakültesi Başkanlığı dâhil olmak üzere Aksaray Ülkü Ocakları'nda çeşitli görevlerde bulundu. 2005-2008 yılları arasında Sorgun Ülkü Ocakları Başkanlığı görevinde bulundu. 2009 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde MHP Sorgun Belediyesi Meclis Üyesi seçildi. 2014 yılında yapılan mahalli idareler seçimlerinde tekrar MHP Sorgun Belediyesi Meclis Üyesi seçildi. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde MHP Yozgat Sorgun Belediye Başkanı seçildi.

SORGUN POSTASI

Sorgun Postası

 
 

ŞAHİN ÖZMEN – 38 yıl önce bu gün, 25 yılını doldurduktan sonra öğretmenlik mesleğinden emekli olan sevgili babam, yol göstericim, bana önderlik yapan, sıkıştığımda hep yanımda olan Doğan Özmen tarafından kuruldu Sorgun Postası..

Aslında 12 Eylül darbesi öncesi atılmıştı gazetenin temelleri. Ancak araya askeri darbe girince, 28 kasıma kadar beklemek zorunda kaldı.

Aldığı emekli ikramiyesini matbaa ve gazeteye yatıran gazeteciliğe atılan babam, o günden bu güne birçok zorluklara göğüs gererek getirdi Sorgun Postası’nı bu güne. Bende ona yardım için 2000 yılında emekli olur olmaz aldım soluğu bu mürekkep kokan gazete mutfağında. Dile kolay benim için 17 yıl, babam için 38 yıl. O ikinci emekliliğini de çoktan hak etti burada.

O günden bu yana kimler yazmadı ki gazetede?

Türkiye ulusal medyasının en ünlü yazarları. Ali Abalı, Ali Polat, Cengiz Kuşçuoğlu, Ercan Deva, Emin Çölaşan, Emin Koç, Saygı Öztürk, İsmet So­lak, Kurthan Fişek, Nazmi Bil­gin, Oktay Pirim, Orhan Tokat­lı, Rahmi Özyazgan, Ümit Gürtuna, Hulki Çevizoglu, Prof. Dr. Cafer Tayyar Sadık­lar, Prof. Dr. Baskın Oran, Ali Dinçer, Salim Taşçı, Turhan Temuçin, Uğur Büğet, Tahir Zengingönül, Yekta Güngör Özden, Ali Demirdağ ve daha bir çok yazar…

Emin Çölaşan köşesine taşıdı gazetemizi 23. Yılında. Neler mi yazdı? İşte yazdıkları:

Günlük koşuşturma, siyasette ve ekonomide yaşanan dev gelişmeler yüzünden onları görmüyoruz.

Önüme her gün en az 100 mektup, faks, e-posta mesajı, dergiler, gazeteler, kartlar, davetiyeler gelir. Bunlardan bazıları ilgimi çeker ve okurum. Biri, zarftan çıkan dörde katlanmış bir Anadolu gazetesidir.

“Sorgun Postası. Siyasi Gazete.”

Sol üst köşesinde Atatürk resmiyle birlikte ‘‘Ne mutlu Türk’üm diyene’’ yazan bir gazete.

Kurucusu ve sahibi Doğan Özmen.

Sorgun, Yozgat’ın bir ilçesi. Geçenlerde merak ettim, bu gazeteyi bizim Salim Taşçı‘ya sordum. Salim de Yozgatlıdır ve Sorgun Postası’nda yazıları çıkar. Salim anlattı:

‘‘Abi, ben de şimdi seni arayacaktım. Kasım ayında gazetenin 23. yıldönümü. Doğan Bey köy enstitüsü mezunu idealist bir emekli öğretmen. Senden de bir yazı istiyor.’’

Bu gazetede İsmet Solak, Ümit Gürtuna gibi gazeteci arkadaşlarımın köşe yazılarını okurdum da, ben ilk kez yazacaktım… Ve yazdım.

İşte gazetenin birinci sayfasındaki başyazı:

‘‘Sorgun Postası diyor ki! Çıkmaz sokaklara girmeden, eğri yollarda yürümeden, kişi hak ve özgürlüklerini kutsal sayarak geldik bu günlere. Kağıt paramız olmadı, eğilmedik. Mürekkepte zorlandık, kırılmadık. Zaman zaman posta parasında daraldık, yıkılmadık.

Yalakalık yapmadık, bildiğimiz yolda yürümeye çalıştık. Emekledik, yuvarlandık, geldik bu günlere.

Alın terimiz mürekkebimiz, emekli maaşımız katık oldu, manevi destekler sermaye oldu, 23 yılı devirdik, geldik bu günlere.

Öfkemizi gizledik, Delibaş Çayı’na attık, sel oldu aktı. Anadolu’da ışık olmaya çalıştık, en ücra köylere ulaşmaya uğraştık, zemheri ayazında üşütmedik, geldik bu günlere.

Basınımızın yüz aklarının gazetemizde yazılarını görmek kıvanç verdi, onur verdi. Sağolsunlar, sağolunuz, geldik bu günlere. (Doğan Özmen)

Aradan tam 15 yıl daha geçti. Bu kez 38 yılı devirdik. Ne diyelim, sağlıcakla, dürüstçe, insan hak ve özgürlüklerine saygı göstererek nice 38 yıllara ulaşmak dileğiyle.